Kıbrıs Lefkoşa Gezilecek Yerler Nerede : Lefkoşa'da Gezilecek Yerler

Kıbrıs Lefkoşa Gezilecek Yerler Nerede : Lefkoşa'da Gezilecek Yerler

Lefkoşa’nın hatta Kıbrıs’ın en lezzetli kebapçıları arasında sayılan restoran, hem yerlilerin hem de turistlerin çok sık tercih ettikleri yerlerden. Bir Kuzey Kıbrıslının ve bir Portekizli’nin evliliği sonucunda adaya yerleşmeye karar vermeleriyle açılmış olan restoran, içeride Akdeniz’in bütün esintilerini hissetmenize sebep oluyor. Kıbrıs’ın bütün şehirlerinde olduğu gibi Lefkoşa da şehir içi ulaşım konusundan çok zayıf bir kent. Hem sıcaklıkların bunaltmadığı hem de üşütmediği zamanlar olduğu için bütün gününüzü şehrin sokaklarında geçirmenize hiçbir engel kalmayacaktır. Dönemin hemen hemen bütün Avrupai yapılarında olduğu gibi Gotik mimari tarzıyla inşa edilmiştir. Kıbrıs’ın diğer şehirlerinde olduğu gibi Lefkoşa’da da bu sayının tamamı yerlilerden oluşmamaktadır. Bugün yapılan tahminlere göre ise bu sayının 100 bini aştığı söylenmektedir. Bunun dışında daha konforlu ve hızlı bir yolculuk isteyenler için ise adanın hemen her yerinde olduğu gibi taksiler ve lüks otellerin özel arabaları öne çıkmakta. Hatta gazetelerdeki haberlerde de okuduğum kadarıyla bir tane gazeteciyi pasaportunda Kıbrıs mührü olduğu için Yunanistan’a almamışlardı.

en iyi kumarhane filmi Kıbrıs Lefkoşa’da gezilecek yerler için olmazsa olmazımız Barbarlık Müzesi Lefkoşa. Girne gezilecek yerler yazıma da bir bakın derim. Lefkoşa Girne arası yaklaşık 35 km olup yolculuk 40 dakika sürecektir. Eğer tamamen kültür ve tarih turizmi amacıyla yola çıkıyorsanız Lefkoşa için en ideal dönemler bahar mevsimleridir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye vatandaşları için seyahat etmesi en kolay ülkelerden bir tanesi. Lefkoşa Kıbrıs gezilecek noktalar için 2 gün yeterli diye düşünüyorum. Yok illa Lefkoşa’yı göreyim diyorsanız o zaman 1 gün yeterli olacaktır. Yine de Kıbrıs’a kadar gidip Lefkoşa’yı görmeden gelmeyin diye düşünüyoruz. Bu nedenle girişindeki kemerli yapıdan tutun kilisenin içine kadar hemen hemen her ayrıntısı Aya Sofya’ya benzemektedir. Yapı adada günümüze kadar sağlam gelen mimariler arasında ilk göze çarpanlardandır. Kıbrıs’ın tarihi mimarileri arasında en dikkat çekici olanları arasında yer alan Selimiye Camii, özellikle meraklılarının yerinde görmekten keyif alacağı yapılar arasında. Yine içerisinde yer alan restoran ve kafeler biraz soluklanmak isteyen gezginler için keyifli mekanlardır.

Eğer yerli halkın tezgahlarını açtığı bir güne de denk gelirseniz kiliseyi gezmek sizin için eşsiz bir deneyim haline gelecektir. Hatta bu durumu cezbedici hale getirebilmek için Arap Ahmet Festivali adı altında bir kültür festivali de düzenlenmiştir. Taş Eserler Müzesi ise bu eserlerin sergilenmesi ve korunması yönünde önemli bir açığı kapatmıştır. İçerisi ise tamamen klasik Türk mimarisine göre inşa edilmiş tam bir Osmanlı hamamıdır. Günümüzde surların bir çoğunun yıkılması sebebiyle yalnızca kapı ve etrafındaki surlar olarak muhafaza edilmiş olsa da sağlam bir biçimde ayakta kalmayı başarmıştır. Savaş sonrası dönemde bu sahada yalnızca bir defa maç yapılmıştır ve o günden sonra terk edilmiş bir tarla gibi görünmektedir. Projenin amacı ise bölgede yaşayan halkın mahalleye geri dönmesini sağlamak ve mahalleyi savaş öncesi yaşamına geri döndürmektir. Eğer Lefkoşa’da konaklayacağınız yer önceden belli ise özel araçları sormanızı tavsiye ederiz. Özellikle insanlığın yakın tarihine meraklı olan gezginlerin Lefkoşa Barbarlar Müzesi’ni görmesini tavsiye ediyoruz. Kıbrıs bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmasından kaynaklı ve insanlık tarihinin bilinen en eski zamanlarından bu yana yerleşim yeri olarak kullanılmasından dolayı arkeolojik değeri yüksek olan bir çok esere de sahiptir.

İçinde vaftiz havuzu bulunan ve yıkılmayan nadir camilerden birisi olan yapıda fazlasıyla ejderha ve gül motifi bulunmaktadır. Denize kıyısı olmamasından kaynaklı olarak nem oranının düşük olması yaz mevsiminde akşam saatlerinin hafif de olsa serin geçmesine olanak sağlamaktadır. Bu noktada yazın Lefkoşa’ya gidenlerin sıcaklıklardan kaynaklı biraz zorluk çekeceğini söyleyebiliriz. Venedikliler Kıbrıs’ı ele geçirdikten sonra Lefkoşa’ya zaferlerini simgeleyen bir heykel dikmek istemişler ve bu amaçla sütunu buraya taşımışlardır. Eğer bir öğle veya akşam yemeğine uğrarsanız Sangria şarabını da içmeyi ihmal etmeyin deriz. Bu sebeple hem kalabalığı hem de çeşit çeşit insanın varlığıyla kozmopolit bir cadde kimliğine de bürünmüş durumda. Venedikliler’in Kıbrıs’ın kontrolünü ellerinde tuttuğu dönemde Magosa, Karpaz, Larnaka ve Limasol’dan Lefkoşa’ya gelenler şehre bu kapıdan giriş yaparlarmış. Kıbrıs Lefkoşa’ya uçak biletleri kampanyalı dönemlerde (İstanbul - Lefkoşa) 250 TL’ye gidiş dönüş olarak alınabiliyor. Özellikle Girne’den sık sık ve uygun fiyatlara Lefkoşa’ya ulaşmanız mümkün. Şehrin en güçlü ve en önemli kapısı olarak konumlandırıldığından dolayı ana kapı olarak da kullanılmıştır.